Mutlu Anne

Mutlu Annenin web sitesi

Iki yaşından beri bizimkine düzenli olarak günde birkaç defa kitap okuyorum. Meğer ne kadar geç kalmışım, eğitimciler bebekken başlanmasını söylüyorlar. Kitapların eğitici ya da komik olmasında gerek yok. Sadece kelime öğrenebileceği, oyalanabileceği, dinlemekten hoşlandığı hikayeler olması daha iyi. Bir yerde okumuştum, ona hikaye anlatılıp anlatılmaması ilerde çocuk başarısını çok etkilermiş. Ben fazla hikaye masal bilen bir anne değilim, bu yüzden okuduğum kitapların masalların yerini tuttuğuna inanıyorum. Sevdiğim yazar, Malcolm Gladwell’in henüz Türkçe’ye çevrilmemiş olan son kitabı Outliner’da da bu tarz şeyer okudum.

Efendim, nedir kızımıza ya da oğlumuza kitap okumanın faideleri:

  1. Hayal gücü gelişir. Standart zeka testleri zekayı ölçer, hayal gücünü değil. Yani ‘çok zeki’ çocuğunuzun hayal gücü yeterince gelişmemişse bu gelecekteki başarısını etkiler. Mesela bir çocuğa ‘Battaniye nerelerde kullanılır?’ diye sorduğunuzda çocuk ‘üzerinizi örtmek için’ diyor ve kesip atıyorsa, hayal gücü güdük kalmış demektir. Dört basamaklı sayıları çarpabilse de hayatta gelebileceği yer ‘ayaklı hesap makinesiyle’ sınırlıdır. Fakat ‘Yangın söndürmek için, hamak yapmak için, bebek kundaklamak için, piknik yaparken yere sermek için..’ gibi onlarca yanıt çıkarabiliyorsa Nobel ödülü potansiyeli var demektir. Zira buluş yapmak, keşfetmek için bu tarz bir zeka gereklidir.
  2. Günlük hayatı anlamasını sağlar, stresle başa çıkmayı öğrenir. Atıyorum zannetmeyin, çocuklar da stres yaşıyor. Okula başlamak, kardeş gelmesi, annenin babanın hastalığı, hatta bir köpeğin ısırması bile onları etkiler.
  3. Kitap okunan zaman, gerçekten kaliteli zamandır. Ona sesinizi değiştire değiştire kahramanları konuşturduğunuz, hikayeleri açıklayarak okuduğunuz zaman onunla her şeyden önce bire bir, dikkatlice ilgileniyorsunuz demektir. Bu çocuğa büyük mutluluk verir, sevildiğini anlar.
  4. Oyalanırsınız. Yağmur yağdığı zaman eve kapanırız fakat evde de ortalığı dağıtmadan yapabileceğimız bir aktivitemiz olur.
  5. Gelecekte kitaplara ilgi duyabilmesi için zemin oluşur. Tabii bizim kültürümüzde bu olumlu bir şey midir tartışılır. Genelde çok okuyan tiplere bizim orada iyi gözle bakılmaz ‘kapanır okur’ denilen tipler falan da vardır. Haha..
  6. Bilhassa yabancı bir ülkede oturuyorsanız, ona Türkçe kitap okumanız ana dilini doğru olarak öğrenmesi için faydalıdır. Okulda başka dilde öğrendiği şeylerin Türkçede de olduğunu görür. Ne yazıkki Hollanda’da yaşayan Türk çocuklarının Türkçesi çok kötü. Benimkininki daha iyi olsun diye resmen kendimi paralıyorum.

Kitap okumanın çocuk hayatını ne kadar olumlu yönde etkilediğini, yaşam kalitesini arttırdığını bire bir gözlemlediğim için bu sayfayı sadece ‘çocuk kitapları’ için ayırdım. Türkiye’den gelirken yanımda bir bavul çocuk kitabı getiriyorum. Okuduğumuz kitapları burada size tanıtacağım ki para vermeden alternatifleri görün. Zira çocuk kitaplarını pahalı buluyorum (Evet, birçok kişinin düşündüğünün aksine zengin değilim, parayı sokaktan bulmuyorum, idare etmem gereken bir bütçem var bu bütçe dahilince çocuğumu en iyi şekilde yetiştirip eğlenmesini sağlamak gibi bir misyonum var ve bence bu siteyi eğlenceli kılan da bu değil mi?)

Var mı Mr Men ve Little Miss kitaplarını Türkçe basacak babayiğit bir yayınevi..

Mr Men’leri ciciannemiz Elif aldı.. Mr Small ve Mr Happy..

Hiç umutlu değildim. Ve lakin rafta kaldılar.. Bir hafta  öncesine kadar.

Birden kızın ilgisini çektiler.. Ingilizce okumaya başladım. Artık bir hayli anlıyor.

Minicik ve kısa kitaplar.. çizimler son derece sade ve gereksiz hiç bir çizgi  yok.  Rengarenk..

Birisi Türkçede basmasa da Ingiltereye giden birisi varsa yanında getirmesi için ideal hediye..

Bu serinin erken yaşta yabancı dil eğitimi için çok faydalı olacağını düşünüyorum.. Yabancı dil eğitimine başlamak için 12 yaşı beklemek çok anlamsız. Fakat Hollanda’da da ne yazık ki 12 yaş altında doğru düzgün yabancı dil eğitimi verilmiyor. Hollandaca Ingilizce’ye benzediği için çocuklar daha çabuk öğrenebiliyorlar.

Laf nereden başladı, nereye geldi.. Uzun lafın kısası, vereceğimiz eğitim doğrultusunda çocuğunuzun yabancı dilleri daha kolay öğrenmesini sağlayabileceğimize inanıyorum. Ya da herşeyi okuldan beklemeye hiç niyetim yok diyelim..

Bu seriyi Amazon’da görmek için tıklayın..

Mumuk.. Harfleri öğreniyor..

Sadece çizimleri için almaya değer.. Bir de çocuk için değil, kendiniz için..

Zira bu kitabın metnini çocukların anlaması çok zor. Ya da bizimki anlamıyor işte ne yapayım..

Resimler de bir hayli soyut.. Mumuk kah bulutların üzerindeki harflere çıkıyor, kah babasının daktilosuna oturuyor.. 10 yaş altı için biraz soyut yani..

Fakat dediğim gibi çizimler super.. Pariste yaşayan bir Türk olan Selçuk Demirel tarafından yazılmış.. Eline sağlık..

Sadece Mumuk’un gözleri kara birer nokta gibi çizildiği için insanı biraz ürkütüyor. Eğer gözlere daha fazla detay verilebilirse Mumuk’un yüz ifadesi daha iyi oturur bence.. Mumuk’un kedisi ve takunyaları da çok şeker..

Kitabı görmek için buraya tıklayın.

 

 

Iyi çocuk kitabı..

Iyi çocuk kitabı nasıl olmalı? Bizim kriterlerimiz:

  1. Okuyacak/okunacak çocuğun yaşının kelime haznesine uygun kelimeler kullanılsın.
  2. Saçma, birbiriyle çelişen, çocuğun yaşına göre gramer yapılarından kaçınılsın.
  3. Yabacı kelimeler Türkçeleştirilsin.
  4. Resimlerinde fazla hayal gücüne dayalı simgeler olmasın (mesela kızgınlık üç yaş için olan kitaplarda gözlerle ve yüz ifadesiyle belli edilsin. Şimşekler kızgınlık ifadesi olarak kullanıldığında bu çocuk tarafından anlaşılmıyor. Anne kızınca kafasında şimşek çakmıyor ki?)
  5. Kitaplar lütfen pis kokmasın! Bilhassa çin’de basılan kitaplar çok kötü kokuyor.
  6. Bu kitapların basıldığı yerler kanserojen boyalara, çocuk işçi kullanılmamasına, kötü çalışma koşullarına karşı bir şekilde kontrol edilsin.
  7. Hikayeler biraz akıcı olsun.
  8. Böyle okuyunca size mantıklı geliyor olabilir. Ama bu kriterlere uyan o kadar az çocuk kitabı var ki.. Günümüz çocuk kitaplarının çoğu çin’de basılıyor. Soruyorum, memlekette matbaa mı yok? Türkiye’de renk ve kağıt kalitesi bu fiyatlarla yakalanamaz diyeceksinizdir de çocuk kitapları da ucuz değil ki?

    Ayrıca yukarıdaki listede ‘çocuk kitapları alacalı bulacalı, albenili, renkli olsun’ gibi bir talep yok. Zira bizim için bu önemli değil, çünkü kitap ne kadar alacalı bulacalı, cafcaflı olursa olsun, yukarıdaki unsurlara uymuyorsa benim kızın elinde üç dakika ömrü var. Benim istediğim ise tekrar tekrar okunan, kızımın elleriyle seçip ‘Anne oku’ diye getirdiği bal gibi kitaplar.

    Yarından itibaren çocuk kitabı yorumlarımıza başlıyoruz.

 

Küçük prenses: Mükemmel bir çocuk kitabı..

Acaba iyi bir örnekle mi yoksa tam tersiyle başlasam diye düşündüm. Doğruya doğru, piyasada çok kötü çocuk kitabı var. Nur’a sordum, en çok sevdiği kitapla başlangıç yapıyoruz.

Sevgili anne babalar, teyzeler halalar, dayılar amcalar, yengeler ve diğerleri. Eğer 3-4 yaşlarında bir çocuğa hediye alacaksanız, küçük prenses muhteşem bir seçim. Neden mi?

  1. Konular işime geliyor. ‘Ellerimi yıkamak istemiyorum’, ‘Uyumak istemiyorum, ‘Arkadaş istiyorum’ gibi bizim için güncel mevzulara açıklama getiriliyor.
  2. Cümleler yaşa uygun anlaşılıkta. Gündelik hayatta kullanılan kelimeler kullanılıyor.
  3. Resimler tek kelimeyle muhteşem. Bilhassa ‘mikrop betimlemesine’ bayılıyoruz (Sayfayı scanleyip buraya koysam kızarlar mı acaba?)
  4. Karakterler muhteşem (bilhassa amiral), esprili. Küçük prenses herşeye evet diyen bir kız değil, soruyor soruşturuyor, burnunun dikine gidiyor. Benimki gibi yani… Bizim yerli malı kitaplara bakıyorum küçük kahramanlar hep uslu, maşallah her şeye evet diyorlar. Dört yaşındaki çocuk bile anlıyor karakterin sıradanlığını, bir daha görmek ve duymak istemiyor o kitabı. Küçük prenses isyankar, fakat insanlara saygısızlık etmiyor, hayvanlara karşı şefkatli, renkli bir karakter yani.

Nur her gün bu Küçük prenses kitaplarını duymak istiyor. Her okuduğumuzda birşeyler öğreniyor. Bugün bu kadar Türkçe biliyorsa, ikide bir ‘Neden?’ diye soruyorsa bu Tony Ross sayesinde. Kendisi de biraz küçük prensese benziyor ya, belki o yüzden bu kadar etkilendik..

Tek kötü tarafı: Kitaplar çinde basılmış ve çok kötü kokuyor!

Kötü bir çocuk kitabı..

Esasında çok düşündüm acaba kötü çocuk kitaplarına hiç girmesem mi diye..

Ama insan para verince karşılığını istiyor.. Tabii ki bu kitaplara da emek harcanıyor, bu emeğe saygın sonsuz.

Amaç bu hataların tekrarlanmaması ve yeni baskılarda daha iyi kitaplar ulaşmak..

Biz kitapları çoğunlukla internetten ısmarlıyoruz. Türkiye’de anneme geliyorlar. Hollanda’ya gelene kadar içeriğine bakmamız mümkün olmuyor. Ne yazık ki içeriğiyle bizi hayal kırıklığına uğratan kitapların başında Winnie’nin okulda ilk günü geliyor.

Herşeyden önce Christopher Robin’e Türkçe versiyonda Christopher Robin denmesi çok saçma bence çünkü Winnie de Pooh’ların Hollandaca versiyonunda Christopher Robin Janneman olarak çevrilmiş, yani Hollandacalaştırılmış.

Bu kitabın hedef kitlesi olan 4-7 yaş çocukları için Christopher Robin çok zor bir isim.

Ayrıca çevirisi de zayıf, okuması zor, uzun, dolambaçlı cümleler

Almayın bence, paranız cebinizde kalsın daha iyi.

Sizinki nasıl olsa bu kitabı bir daha duymak istemeyecek.