Artık anneler bebeklerini koyunlarında taşıyorlar. Esasında bu yeni bir trend değil, dünyanın her yerinde, Güney Amerika’dan Endonezya’ya kadar binlerce yıldır kadınlar bebeklerini üzerlerinde taşıdılar. Bizde de böyledir esasında. Bağda bahçede çalışan annelerimiz bebeklerini yere börtü böceğin arasına bırakmak yerine sırtlarında taşımışlardır hep. Anneannem anlatırdı, dayım aşırı hareketli bir çocukmuş bu yüzden onu hep sırtında taşımış. Bağla bahçeyle alakası olmayan bir anne olarak bebeğini yanında taşımanın avantajlarını görmüş. Nedir o avantajlar?
- Bebekler dokuz ay annelerinin karnında sıcak korunaklı bir ortamdan çıkınca annelerinin kokusunu arıyorlar. Annesinin tenine yakın olmak bebeği sakinleştirir.
- Bebekler ana karnında düz durmazlar. Biz onları devamlı düz yatağa yatırmaya kalkarız. Bebek torbasında ise bebek ana rahmindekine yakın bir pozisyondadir.
- Bu pozisyonda daha rahat gaz çıkarır.
- Torbada taşınan bebek daha az ağlar. Bilimsel olarak kanıtlanmış, internette bir sürü yerde var.
- Torbada bebeğini taşıyan annenin elleri boş kalır, iş görebilir, diğer çocuklarıyla ilgilenebilir.
- Torbadan bebek emzirmek kolaydır ve dışarıdan emzirdiğiniz görünmez bile.
- Bebeği yakınında olan annenin sütü bol olur.
Uyarılar:
Bebeğinizi taşırken bisiklete binmeyin, yüksekten atlamayın, başka tehlikeli işler de yapmayın (mesela yemek pişirmeyin, ateşe yaklaşmayın.) Ister satın alın, ister kendiniz yapın kullandığınız torbada yırtık sökük olursa onu kullanmayın. Satın aldığınız yerle ve üreticiyle hemen bağlantıya geçin. Bebeğinizi mümkün olduğunca değişik pozisyonlarda taşıyın. Sırtınız omuzunuz vs ağrırsa o pozisyonda taşımayı bırakın. Aşağıdaki bilgilerin kullanılması sonucu bir sakatlık çıkarsa sorumluluk
Bir annemizin sorması vesilesiyle işte bu taşıyıcıları nerede bulabiliriz, nasıl yapabiliriz sorularının yanıtı.
Kötü haber, aşağıdaki tarz taşıyıcılardan Türkiye’de yok. Iyi haber: Kendiniz yapabilirsiniz, ya da internetten sipariş edebilirsiniz.
Benim kullandığım tarz bebek torbası. New Native Baby Carrier diye satılıyor. Acaip sağlam bir kumaştan son derece basit bir sistem. O kadar basit ki elinize ilk aldığınızda ‘Ben bunca parayı buna mı saydım’ diye düşünüyorsunuz. Alışıncaya kadar çevrenizdekilerin tepkisine katlanmak zor oluyor. Herkes ‘Bunda mı taşıyacaksın çocuğu, kemikleri bozulur, cart olur curt olur.’ diye maydanoz oluyor. Bizim kızı buna koyar koymaz ağlaması geçti.
Bu tarz bir taşıyıcı doğumdan itibaren birbuçuk yaşına kadar kullanılabilir. Kendi bedeninize göre ısmarlıyorsunuz yada kendiniz yapıyorsunuz. Bebek karnınıza yakın duruyor.
Artıları: Kullanımı kolay, düğümsüz, halkasız, teferruatsız, her çantaya sığıyor.
Eksileri: Basit göründüğünden elalem beğenmiyor.
Kendiniz nasıl yaparsınız:
www.wearyourbaby.com’da bir tarif var. Tshirt keserek yapılıyor ama ben anlamadım, o kadar ingilizceye rağmen, siz anlarsanız bana bi mesaj atın artık.

Halkali taşıyıcı. Yukarıdaki gibi sadece halkalar yardımıyla büyüklüğü ayarlanıyor. Bebek annenin gögsüne yakın duruyor . Bu tarz taşıyıcılar Uzakdoğu’da - Hong Kong ve
Artıları: Boyu ayarlanıyor. Hafif kolay taşınır.
Eksileri: Benim gibi beceriksizseniz o kumaşın o halkalardan kaymayacağına nasıl emin olursunuz?
Kendiniz nasıl yaparsınız.
http://www.sleepingbaby.net/jan/Baby/no_sew.html
Sağlam halka bulmak sorun olabilir.
Ring Sling gibi fakat halkalar yerine kendiniz kuvvetlice bir düğüm atıyorsunuz. Endonezya kökenli. Pamuklu ya da batik kumaştan yapılıyor. Bence bu tarz birşeyi hazır almak biraz enayilik. Neden derseniz Endonezyalı anneler de kendi evlerinde ne varsa onu kullanıyorlar. Sağlam bir kumaştan kendiniz yapın. Tarifi altta:
http://www.lactatiekundigepraktijkleiden.com/slendang.html






Diyor ki: Resimde gördüğünüz oranda (vücudunuza oranla) uzunlukta bir kumaşı ikiye katlayın, omzunuzdan sarkıtın. Kalçadan çift düğüm atın (aman ha sağlam atın). Düğümü sırtınıza çevirin. Bebeği kumaşın içine koyun. Omuzunuzdaki bir katı ters çevirin (Bu bence ağırlığın omuza dağılması için). Bebek karınıza yaslanır şekilde olmalı, kafası kalbinize denk gelmeli ki kalp atışlarınızı duysun).
Bu tarif çok saygı duyduğum emziren annelere yardımcı olmakta uzmanlaşmış iki teyzenin tarifi. Kendilerinden yardım alan annelere bunu öneriyorlar ve hazırının satın alınmasını çok pahalı bulmaları nedeniyle tavsiye etmiyorlar.
5 metrelik bir kumaş düşünün. Bunu evire çevire bebeğinizi 7 değişik şekilde taşıyabiliyorsunuz. Iş gereği ana çocuk sağlığı hemşireleriyle görüşüyorum. Bu hanımlardan bir tanesi sağlam bir kumaşla yapılabilecek en kolay taşıyıcının çizimini bana bir kağıt üzerinde verdi. Ve ben bunu kaybettim. Halen daha arıyorum. Elime geçince scanleyip buraya koyacağım. O kadar aklıma yattı ki ikinci çocuğum olursa böyle taşıyacağım.
Eğer ısmarlayacaksanız bence buradan ısmarlayın: http://www.binana.net/ Neticede Avrupa birliği standartlarına göre üretiliyor. Fakat ben paranıza yazık diyorum, evde kendiniz yaparsanız hem daha eğlenceli olur, hem de paranız cebinizde kalır. Neticede satılan şey altı metrelik pamuklu kumaş. Gönderi ücreti dahil hediyesi 60 euro!
Tavsiye: www.wearyourbaby.com’da basit kumaşlarla bebeğinizi nasıl taşıyacağınızı çok güzel resimlerle anlatmışlar.
Bazı ürünler vardır ki alır kenara koyarsınız, hiç kullanılmaz… Bakar bakar kendinize kızarsınız.
Fakat öyle ürünler vardır ki neden daha önce alıp almadığınızı sorup durursunuz kendi kendinize.
Birçok ticari internet sitesinde ve dergide hamile anneler için bebek ihtiyaç listeleri ya da doğum çantasında neler olması gerektiğine dair uzun uzun listeler oluyor.
Bence bir annenin hayatını kolaylaştıracak herşey bir ihtiyaçtır. Öte yandan bakımı zor, teferruatlı ürünlere gereksiz para saymak tabii ki çok yazık.
Unutmayın ki doğum çantası için gereken liste her ülke için farklıdır. Mesela benim ebemin doğum çantası için verdiği listede ‘üzüm şekeri’ vardı. ‘Allah allah ne işe yarıyor acaba…’ diye diye gittim aldım, bir göze tıktım. Doğum sırasında eşimin
Doktorunuza ya da ebenize doğuma ne götüreceğinizi sorun. O size en iyi yanıtı verecektir…Çantayı yedinci ayda peşin peşin hazırlayın, kenara koyun, ne olur ne olmaz.
Bebek ihtiyaç listelerine gelince, bunlardan da her yerde bol bol var. Neye ne kadar ihtiyacınız olacağını ancak siz bilebilirsiniz. Bu listelere dikkatli yaklaşın. O kadar abuk subuk listeler var ki insanın aklı başından gidiyor. Bu listeleri okurken anne ve babalık hislerimizden yararlanmaya çalışılıyor gibime geliyor.
İhtiyaçlar o kadar şahsidir ki bebek arabasına ihtiyacı olmayan kişiler bile tanıyorum. Her yere arabayla gidiyorsanız bir araba koltuğu iyi bir yatırımdır. Mesela biz arabayı fazla kullanmadığımız için ucuz bir oto koltuğu ile gayet güzel idare ettik.
Ayrıca bebek odasını çok sade döşeyerek (Yatak+komidin) artırdığım parayı iyi kalite bir bebek arabasına gömdüm. Yeğenimin bebek arabasını birkaç defa kullanınca kollarım tutulmuştu (O markaya bu sayfada tabii ki yer vermiyorum). Bu sürekli yaşamak istemiyordum. Altı ay içinde ortalama beşyüz kilometre yapacağımı hesaplayınca gerçekten iyi bir arabaya ihtiyacım olduğuna karar verdim. Eşin dostun laflarına aldırmadan seçimimi yaptım.
Neticeden çok memnunum zira bu arabanın kullanımı o kadar rahat ki anneannem bile zorluk çekmeden kullandı.
Eğer ‘sex and the city’ dönemi bitti, desperate housewife olarak daha akıllıca seçimler yapmam gerek diyorsanız, size ‘ilk tekerlekler’ ilginç gelebilir. Bu ürünün ikiz bebişler için de bir modelinin olması gayet hoş.Ben aldığım zaman bu araba yoktu malesef. Umarım en kısa zamanda ülkemize gelir.
Fakat ‘Ben heryere otomobilimle giderim’ diyorsanız maxi cosi, peg prego ve chicco bebek arabalarının da araba koltuğunu monte etme kolaylığı kesinlike gözünüzden kaçmasın. Bunlar hep anne dostu arabalar.
Ayrıca şişme lastiklere bakıp bakıp ‘Bunun basıncı bir bar olacakmış, acaba nasıl ölçeceğim nasıl bakacağım.’ Diye benim gibi her bebek arabasıyla gezmeye çıktığınızda takıntı yapacaksanız şişme lastiklerden kaçının.
Bana şişme lastiklerin bebeğin konforu için mutlaka olması gerektiği söylenmişti. İtalya seyahatimde ise hiç bir annenin (arabada iki haftalık bebeği olanların bile!) şişme lastikli araba kullanmadığını gördüm. Otomobile zor sığan şişme lastiklerle ortada dolaşan bir tek ben vardım. Demek ki o kadar da gerekli değilmiş.
Prensip olarak karşı olmama rağmen hediye edilmiş olan oyun parkını da çok kullanıyorum. Parkın içine koyduğum aktivite halısı da bebişi saatlerce oyalıyor.
Al
ınmasını tavsiye etmediğim şeyler:Emzirme yast
ığı: Sonra bu yastık olmadan emziremiyorsunuz. Her yere yastıkla gitmek zorunda kalıyorsunuzKalın yorgan: Bebeğin fazla ısınmasına neden olduğu için Hollanda’da yasak. Bakın yasak diyorum, tavsi
ye edilmiyor demiyorum. Annemin getirdiği yorgan hemşire tarafından bebek iki yaşına gelince çıkartılmak üzere, bizzat tavanarasına kaldırıldı.Alınmasına karşı olduğum bir şey de yürüteçler. Konuştuğum her uzman bu yürüteçlerin kalça problemlerine ve kazalara yol açabileceği konusunda hemfikir. Zaten bebek bunu çok az kullanacağı için para vermeye değmeyecekti.
Bu listelerde olmayan, fakat benim işime gerçekten yaramış birkaç güzel fikir:
- Bebek hamağı (Keşfettiğimde çok geçti, almamıştım fakat güzel fikir)
- Bebek torbası (Ya da annemin dediği gibi: çingene torbası):
Bilhassa büyükler bu bebek torbasına isyan edeceklerdir. Fakat kullanır kullanmaz kolikli bebeğinizin sustuğunu anlayacaksınız. Biz çaresiz kaldığımızda çok fazla olmamak suretiyle kullandık, faydası oldu.
- Oyuncaklı bebek sandalyesi (bebeğim aylarca bu sandalyede oyalandı.)
- Koku sızdırmayan bez kovası (Katı mamalara geçince lüks değil ihtiyaç olduğuna inandım)
- Altıncı aydan sonra: Cam rende
- Beşinci aydan sonra: Buzdolabında soğutulabilen diş kaşıma halkaları.
- Yatağa asılan hareketli bir oyuncak.
Alıp kenara koyduğum fakat bir türlü kullan(a)madığım şeyler ise:
- Yoğurt makinesi (nasıl şeyse bir türlü yoğurt yapmayı beceremedim…)
- Gereğinden fazla aldınmış 50/56 beden bebek elbisesi: Bebekler, bilhassa anne sütü emenler ilk zamanlar pek kirlenmiyorlar (Bkz: emzirme). Meğer o kadar çok giysiye hiç de gerek yokmuş!
- Bebek banyosu (çünkü bebek iki aylıkken onunla banyoya girmeyi hobi edindik!)
- Avent pudra (pişik yaptı!)
- Babyphone. Ürün kötü olduğundan değil, bizimkinin sesinin gürlüğünden. Maşallah ağlamaya başladı mı mahalle ayağa kalkıyor.
Unutmayın, bir annenin işine yarayan şey, diğer anne için tamamen gereksiz olabilir.
Bebeklere dantelli teferruatlı yatak örtüleri alıp da mama sandalyesine verilen parayı çok gören mentaliteye karşıyım.
Mama sandalyesi sayesinde anneler de rahat yemek yiyebilirler. Siz çocuğu tüm yemek sırasında kucağınızda tutmanın zorluğunu bilirsiniz. Ayrıca çocuğunuz tüm aileyle birlikte oturabilir, kendisinin de sofrada ayrı bir yeri olduğunu görür.
Biraz iğrenç belki ama benimki mama sandalyesini aynı zamanda lazımlık olarak kullanıyor. Oturma pozisyonu kendiliğinden bağırsaklarını harekete geçiriyor.
Piyasada ergonomiklerden (stokke) rahatlara (chicco) onlarca bebek sandalyesi var. ‘Ama çok kısa süre kullanılacak yazık günah paraya’ diyorsanız ve yakınınızda IKEA varsa, orada 25 ytl’ye dünyanın en hafif ve belki de ucuz mama sandalyesi satılıyor. Kesinlikle tavsiye edilir.