Hamileyken doğumdan başka bir kabusum daha vardı: Bebek altı değiştirmek..
Nasıl olur, nasıl yapılır, kalça kemiğini çıkarmayayım yanlışlıkla gibi korkular vardı bende. Yeğenimin altını değiştirip onu test modeli olarak kullanmak istedim. Enişte ‘yapma, kendi çocuğunki kolay olur
’ dedi. Görümcemlerde çocuğun altını hep eniştem değiştirir, görümcemin bu işi yaptığını hiç görmedim -bu arada haftalık dedikodumu yaptım-.Başka bebeklerin altını değiştirmek fikri hakikaten içimi kaldırırken, kızımınkini değiştirirken hiç öyle hissetmedim. Neticede koku bana tanıdık geldi: Anasının kızı!
Bir tek diş çıkarma dönemlerinde bu kadar dışkının bir bebekten çıktığına inanmakta zorlandım.
Alt değiştirmek zor birşey değilmiş. Sadece önceden ıslak mendil, bez elinin altında olacak. Bir de çocuğun altında mutlaka birşey olacak ki kaza olmasın. Temiz bezi kukla yaparaktan bebeği katakulliye getirerek sırt üstü yatırıp, iki puan alıyoruz. Agucuk ve şirin suratlar yaparak pis bezi poponun altına çift kat koyup temizliyoruz. Pis bezi kaldırır kaldırmaz
temiz bezi bir elçabukluğu marifetle bir salisede yerine yerleştiririyoruz. Bunu yaparken türküler şarkılar taklitler yaparak artık birbuçuk yaşına gelmiş sıpayı idare ediyoruz.Bezi çok sıkı ya da çok gevşek takmamak bir sanattır. Ayrıca hazır bezlerde paçalardaki fırfıların dışarı gelmesi gerekiyor ki kaçak olmasın.
Bir gün gelecek bu günleri özleyeceksiniz, o yüzden şikayet etmeyin.
Bebeğinizle, toramanınızla iyi vakit geçirmek ‘kaliteli zaman’ diyorlar ya, o sadece parklarda, atlıkarıncalarda gezmek değil. Altını değiştirirken bile onu eğlendirip aranızda bir bağ kurulmasını sağlayabilirsiniz. Neticede artık kraliyet aileleri bile çocuklarının altını kendileri değiştiriyor.Bir de bezden tasarruf etmek için bez kilo çekmeye başlayınca değiştiren anne modeli var ki, bunlar tasarruf ettikleri paranın iki katını pişik ve mantar kremine yatırırlar. O yüzden hiç uflayıp puflamayın, iki saatte bir siz siz olun altına bakın. Bebek hem ıslak beze alışmasın, hem de sıcaklarda pişik olmasın.
‘Islak bebek kaygan bebektir’diyenler doğru söylese de bebeği ve kendinizi banyo keyfinden mahrum etmek hiç de hoş değil.
Ne kadar anne varsa o kadar bebek yıkama yolu vardır. Banyo yaparken bir de bebeğin sinirini bozacak şeyleri yapmazsanız yıkanmayı o da sevecektir. Bebek yıkamanın stresli birşey olduğunu söylerlerdi. Sırf banyo stresi yüzünden bebeğini hiç yıkamayan, sürekli silen bir anne tanıyorum.
Annem bebeğimin tepesinden koca bir tas suyu foşşş diye dökünce stresin nereden kaynaklandığını anladım. Bu şok karşısında ağlamayacak bebek olmadığı için o da bebek yıkamanın korkutucu olduğunu düşünüyordu. Ben ise küveti temiz suya doldurup sabunlama ve temizlik işini dışarıda yapıp durulamak için suya oturttuğumda annem bunun temiz olmadığını iddia etmiş ve bir hayli şaşırmıştı.
Kıssadan hisse: Kim ne derse desin, ne kadar temiz ve sağlıklı olursa olsun tedirgin olduğunuz ya da bebişinizin hoşuna gitmeyecek birşeyi yapmayın.
Dışarıda kar yağarken ve bebişim süt emerken ben de yıkama işini savsaklıyordum. Ne zamanki katı gıdalara geçildi, banyo kaçınılmaz oldu. Ayrıca sıcak yaz günlerinde bebeğin serinlemesi, uykusunun düzene girmesi ve iştahının açılması için de faydalı oluyor banyo keyfi.